Get Adobe Flash player
Ana Sayfa Yazıları

Tarihe İncir Ağacı Dikmek

 
incir1 İncir ağacıyla ilgili bir yorum yapmayacağım ama meyvesini çok severim doğrusu. Fakat "Ocağına incir ağacı dikmek" deyimine takılıyorum bu sıralar. Niye derseniz? Her gün yolumun üstünde incir ağaçları görüyorum da ondan.

Canım gördüğün incir ağacının sana ne zararı var? diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. O kadar da değil aziz dostlar! Bu deyimler öyle kendiliğinden oluşmaz. Bazen yüzyıllar boyu sürer oluşumları. Haydi bir soru da ben sorayım: Bu deyim niçin oluşmuştur dersiniz? Hani birine yanlış bir akıl verdiğimizde veya bir zararımız dokunduğunda, karşımızdaki insan niçin kükrer "Kardeşim ocağıma incir ağacı mı dikmek istiyorsun?" diye. Kimsenin ocağına incir ağacı dikilmesin diyorum.

Herkesin ocağı mutluluk ve huzurla tütsün bir ömür boyu. Tabii tarihin ocağı da! Hani Yahya Kemal çok güzel özetlemişti tarihle bizim aramızdaki ilgiyi:"Kökü mazide olan âtiyiz."
sözleriyle.
Sözü çok mu uzattım? Tarihle incir ağacı arasında ne gibi bir ilgi mi var? Var efendim var. Hem de bal gibi var. Siz bir Şehzade Camiini geçince sola dönüp Dede Efendi sokağına girin de görün bu ilgiyi.

Oraya nereden gelelim mi? diyorsunuz. Peki öyleyse size en yakın tarihi bir eseri dikkatle inceleyin lütfen. Onun duvarlarında çeşit çeşit otların, rengârenk çiçeklerin boy attığını hemen göreceksiniz. Sonra taze fidanlar, sonra selvi boylu ağaçlar, sonra gün geçtikçe taşları yerinden oynatan o boylu poslu, güçlü kuvvetli incirler!
 Ne dersiniz maziden âtiye bağımızı bu incir ağaçları sağlıyor olmasın? Yine konuşmaya başladığınızı biliyorum. Ne mi diyorsunuz? Bunu bilmeyecek ne var? "Kuşlardır, kuşlardır!" diyorsunuz.

Onu ben de biliyorum aziz dostlar. Kuşlar yapacağını yapmış, bu durumda insanların yapacağı bir şey yok mudur? Hem de geçmişiyle ve geçmişteki eserleriyle övünen insanların! Evet geçmişten geleceğe bağımız çınarca sürsün. İncir ağaçları da yetişsin, güzel meyvelerini sunsun bizlere. Bu arada Karacaoğlan'ın bir mısraı da küpe olsun kulaklarımıza:"Çağır Karacoğlan çağır/ Taş düştüğü yerde ağır."

Teklif 1: Bu eserlerin bağlı olduğu Vakıflar Müdürlüğümüz veya yaptığı
güzel işlere bir güzellik daha katmak için Büyük Şehir Belediyemiz birkaç kişiden oluşan bir ekip kurup bu işi düzeltemez mi?

Teklif 2: Birinci teklif yerine getirilemiyorsa, gerekli araç ve gereç
verilmek şartıyla bu satırların yazarı yaz aylarında fahrî olarak bu görevi yapmaya hazırdır.